Baklayı Ağzından Çıkarmak

Geçmiş zamanlarda, ağzı bozukluğu ile nam salmış bir kişi bu kötü alışkanlığından kurtulmak için bir dergâha sığınmış. Şeyh efendi, dervişe dilinin altında taşıması için kuru bir bakla tanesi vermiş ve ne zaman kötü söz söylemek istese bu baklayı hatırlayıp vazgeçmesini tembihlemiş.

Sağanak yağmurlu bir gün sokakta ilerlerken bir evin penceresinden bir kız çocuğu seslenip şeyh efendiyi durdurmuş. Sığınacak yer olmamasına rağmen şeyh efendi edep gereği beklemiş. Kız çocuğu, annesinin isteğiyle şeyh efendiyi tam üç kez pencereye çıkarak yağmurun altında bekletmiş. Sırılsıklam olan derviş ise içten içe öfkeyle dolmaya başlamış.

Nihayet kız, gidebileceklerini söyleyince şeyh efendi bekleme sebebini sormuş. Kız; annesinin kuluçka yumurtalarını koyarken başında kavuk olan birine bakılırsa yavruların horoz olacağına inandığı için beklettiğini söylemiş. Bu saçma nedeni duyan şeyh efendinin sabrı taşmış ve dervişe dönerek:

“Evladım, artık daha fazla tutma, çıkar şu ağzındaki baklayı da söyleyeceğini söyle!” demiş.

💡 Deyimin Anlamı

Açıkça söylemekten çekindiği bir şeyi, bir sorun veya gizli bir durumu sonunda açıklamak, dilinin altındaki sırrı dökmek anlamında kullanılır.