Köpeğe Muska Yazmak

Amasya'da vali olan Şehzade Bayezit, avcılığa ve cins tazılara çok meraklıdır. Maiyetindeki bir sipahi, şehzadenin gözüne girmek ve itibar kazanmak için bir tazı satın alır ancak köpek avda hiç varlık gösteremez, "battal" çıkar. Ne yapsa köpeği alıştıramayan sipahi, son çare olarak tazısına bir muska yazdırmak ister ve Buharalı Mustafa Dede adındaki bir şeyhin kapısına dayanır. Şeyh evde yoktur ama 15 yaşındaki oğlu Hamdullah oradadır.

Sipahi, yanında getirdiği taze balıkları hediye ederek durumu anlatınca, genç Hamdullah "Ben de yazarım" diyerek muskayı hazırlayıp verir. Aradan birkaç gün geçer; sipahinin tazısı avda öyle bir performans sergiler ki şehzadenin tüm tazılarını geride bırakır. Durum şehzadenin dikkatini çeker; tazının boynundaki muskayı fark edip açtırır ve içindeki şu esprili mısraları okur:

"Tamah ettim semeğe (balığa), muska yazdım köpeğe; ya geçsin tazıları, ya dayansın köteğe."

Şehzade Bayezit, hem bu nükteli söze hem de yazının eşsiz güzelliğine hayran kalır. Muskayı yazan gencin, ileride Türk hat sanatının en büyük ustalarından biri kabul edilecek olan Şeyh Hamdullah olduğunu öğrenince onunla tanışıp kadim dost olur. Hatta Bayezit padişah olunca Hamdullah'ı İstanbul'a davet eder.

💡 Hikayenin Hikmeti

Günümüzde bu olay; çıkar ilişkileri yüzünden başkasının saflığını kullanmaya çalışanları ve zekice çözülen nükte dolu durumları anlatmak için hatıra kalmıştır.