Püf Noktası

Vaktiyle testi ve çanak çömlek imal edilen kasabalardan birinde, uzun yıllar bu meslekte çalışan bir kalfa artık kendi başına bir dükkân açmak ister. Ancak ne zaman bu niyetini dile getirse, ustası ona: "Sen daha bu işin püf noktasını bilmiyorsun, biraz daha emek vermen gerekiyor," diyerek karşı çıkar.

Ustasının bu nasihatlerinden sıkılan kalfa, sonunda dayanamayıp dükkânını açar. Büyük bir emekle güzelim testiler ve vazolar yapar. Fakat onca özene rağmen ürünler bir süre sonra yer yer çatlamaya başlar. Kalfa ne yapsa da bu çatlamaların önüne geçemez ve çaresizce ustasına gider. Ustası tebessüm ederek, "Sana demedim mi evladım; sen bu işin püf noktasını henüz öğrenmedin," der.

Usta, kalfayı tezgâhın başına geçirir. Kalfa çamura şekil vermeye başladığında; usta, dönen çanağa dikkatle bakar ve arada sırada "püf!" diye üfleyerek zamanla testiyi çatlatacak olan o küçük hava kabarcıklarını patlatır. Böylece kalfa, bu sanatın asıl inceliğini yani o kritik noktayı öğrenmiş olur.

💡 Deyimin Anlamı

Her sanatın ve işin en hassas, en can alıcı, en ince ve ustalık gerektiren gizli noktasına "püf noktası" denir.