Sarı Çizmeli Mehmet Ağa
İzmir'in ileri gelenlerinden bir beyin, vaktiyle Aydınlı Mehmet Ağa isminde birinden alacağı varmış. Bu borçlu kişi, harman zamanı ayağında o dönemin modası olan sarı çizmelerle gelip borç yapmış ancak vadesi geldiğinde ortadan kaybolmuş. Bey, uşağını istasyona gönderip "Uzun boylu, efe bıyıklı, ayağında sarı çizmeleri olan o adamı hemen tanırsın, al getir," diye tembihlemiş.
Uşak istasyona gitmiş ama bir bakmış ki trenden inenlerin çoğunun ayağında sarı çizmeler var. Çaresiz kalınca tarifine benzettiği birine "Mehmet Ağa! Bizim bey seni konakta bekliyor," diye seslenmiş. Tesadüfen bu adamın adı da Mehmet’miş ve memleketinde ona "Ağa" derlermiş. Birlikte konağa varmışlar ama bey, gelen kişinin kendi borçlusu olmadığını hemen anlamış.
Uşağına öfkeyle çıkışıp "Bu o değil!" diye söylenirken uşak, "Aman beyim," demiş, "burası koca bir şehir, sarı çizmeli de çok, Mehmet Ağa da... Seninkini deftere bir kez daha yazıver!"
💡 Deyimin Anlamı
Kim olduğu, nerede oturduğu bilinmeyen; adresi bulunamayan veya sorumluluğu kime yükleyeceği belli olmayan meçhul kimseler için kullanılır.