Toprağı Bol Olsun
Eski çağlarda insanlar, öldüklerinde öteki dünyada kullanacaklarına inandıkları kıymetli eşyalarıyla birlikte gömülürlerdi. Özellikle İslamiyet öncesi Türk beyleri, "korugan" adı verilen mezarlarına altın ve mücevherleriyle girer, üzerlerine büyük toprak yığınları yani höyükler yapılmasını vasiyet ederlerdi. Ancak insanın bitmek bilmeyen altın hırsı, bu kutsal mezarların kanunsuz yollarla yağmalanmasına neden oluyordu.
Mezarların açılmasını ve ölünün ruhunun rahatsız edilmesini engellemek için, cenazeye katılanların mezar üzerine küfelerle toprak taşıması zamanla bir gelenek haline geldi. Bir mezarın üzerinde ne kadar çok toprak birikirse, art niyetli kişilerin hazineye ulaşması o kadar zorlaşıyordu. Böylece toprağı bol olan kişi, hem hazinesini korumuş hem de öteki dünyada huzura ermiş sayılırdı.
Türkler İslamiyet’e geçtikten sonra bu höyük geleneğini zamanla terk etseler de "toprağı bol olmak" deyimi dilde yaşamaya devam etti. Günümüzde Müslümanlar için "Allah rahmet etsin" denilirken, bu köklü gelenekten süzülüp gelen "toprağı bol olsun" sözü, daha çok gayrimüslim vefat edenler için kullanılan nezaketli bir iyi dilek ifadesine dönüştü.
💡 Deyimin Anlamı
Ölen birinin (genellikle gayrimüslimlerin) ardından söylenen, mezarının güvende olması ve ruhunun huzur bulması dileğini taşıyan bir nezaket ifadesidir.