Vermeyince Mabut Neylesin Mahmut

Sultan II. Mahmut, bir Ramazan gününde tebdil-i kıyafetle Üsküdar’da gezerken, boş örsüne çekiç vurup her seferinde "Tıkandı da tıkandı!" diyen bir kunduracıya rastlar. Merak edip sebebini sorduğunda adam ona bir rüyasını anlatır: Rüyasında bir sürü çeşme görmüştür; bazısı gürül gürül akmakta, bazısı sızmaktadır. Kendi talihini temsil eden çeşmenin ise sadece damladığını görünce, bir çöple deliği açmaya çalışmış ama çöp içinde kırılınca su tamamen kesilmiştir. O günden sonra işleri bıçak gibi kesilen adamın adı halk arasında "Tıkandı Baba"ya çıkmıştır.

Padişah, bu talihsiz adama yardım etmek ister ve ona her diliminin altında bir altın saklı olan bir tepsi baklava gönderir. Ancak nasipsizlik bu ya; Tıkandı Baba, baklavayı yemek yerine birkaç günlük iftar parasını çıkarmak için yolda birine satar. Sultan durumu öğrenince bu kez içine altınlar doldurulmuş nar gibi kızarmış bir hindi gönderir; fakat adam onu da uyanık bir müşterisine kaptırır.

Sonunda Padişah, adamın bu içler acısı haline hem kızıp hem acıyarak onu saraya çağırır. Ona son bir şans vermek için altın dolu bir sandığın başına götürür ve "Daldır şu küreği, ne gelirse senindir!" der. Tıkandı Baba büyük bir heyecanla küreği sandığa daldırır ancak heyecandan küreği ters tutmuştur. Küreği kaldırdığında koca sandıktan sadece sapın ucunda kalan tek bir altın çıkar. Bu manzara karşısında Sultan Mahmut, o meşhur sözünü söyler: "Vermeyince Mabut, ne yapsın Mahmut!?"

💡 Deyimin Anlamı

Allah bir kimseye bir şeyi nasip etmemişse, kulun ne kadar çabalarsa çabalasın, başkalarının ne kadar yardım ederse etsin sonucun değişmeyeceğini ifade etmek için kullanılır.