doğal

Kelime Anlamı

1. Doğada Bulunan (Doğal Güzellik):
📖 Doğada olan, doğada bulunan.
🏞️ "Bölgedeki doğal mağaralar ve el değmemiş ormanlar, her yıl binlerce doğa tutkununu kendine çeken eşsiz bir rota oluşturuyor."

2. Doğaya Uygun (Tabii/Natürel):
📖 Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan; tabii, natürel.
🍎 "Sağlıklı yaşam için mutfağımızda mümkün olduğunca işlenmemiş, doğal yöntemlerle üretilmiş gıdalara yer vermeliyiz."

3. İnsan Eliyle Yapılmamış (Yapay Karşıtı):
📖 Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı.
⚓ "Fırtınalı havalarda gemilerin sığınabileceği bu geniş körfez, bölgenin en güvenli doğal limanı olarak biliniyor."

4. Yapmacık Olmayan (İçten):
📖 Yapmacık olmayan, olduğu gibi görünen.
😊 "Yeni tanıştığı insanlarla kurduğu o doğal ve samimi diyaloglar, onun kısa sürede herkes tarafından sevilmesini sağladı."

5. Olağan ve Beklenildiği Gibi:
📖 Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi.
🕒 "Yıllardır süregelen bu geleneğin bozulmadan devam etmesi, kasaba sakinleri için oldukça doğal bir durumdu."

6. Mantığa Uygun (Makul):
📖 Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan.
💡 "Yoğun bir çalışma temposunun ardından gelen bu kısa tatil isteği, herkesin anlayışla karşıladığı son derece doğal bir ihtiyaçtı."

7. Saf ve Katıksız (Saf):
📖 İçine başka bir şey karışmamış, bozulmamış; saf.
💎 "Sanatçının eserlerinde kullandığı doğal renk paleti, tablolara gerçekçi ve huzur verici bir derinlik kazandırıyor."

Başka Bir Kelime Gör