Kelimelerin Yanlış Anlamda Kullanılması
Gereksiz Sözcük Kullanımı
Anlamca Çelişen Sözcüklerin Bir Arada Kullanılması
Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması
1. Kelimelerin Yanlış Anlamda Kullanılması
Örnekler:
▶ Bu yıl lisede öğretim görüyorum.
(Öğretim işini öğretmen yapar, öğrenci öğrenim görür.)
Doğrusu: Bu yıl lisede öğrenim görüyorum.
▶ Saçları her geçen gün daha büyüdü.
(Saç, tırnak gibi yapılar büyümez, boyutsal olarak "uzar".)
Doğrusu: Saçları her geçen gün daha uzadı.
▶ Evlerin ücretleri bu yıl çok arttı.
(Hizmet karşılığı ödenen paraya ücret, bir malın para değerine ise "fiyat" denir.)
Doğrusu: Evlerin fiyatları bu yıl çok arttı.
▶ Öğretmenimiz, öğrencileri arasında ayrıcalık yapmaz.
(Ayrıcalık üstünlük tanımaktır, fark gözetme durumu için "ayrım" kelimesi kullanılır.)
Doğrusu: Öğretmenimiz, öğrencileri arasında ayrım yapmaz.
▶ Derslere katılırken oldukça çekimser davranıyor.
(Tarafsız kalma veya vazgeçme anlamı "çekimser"dir, "çekinmek" korkup uzak durmaktır, )
Doğrusu: Derslere katılırken oldukça çekingen davranıyor.
▶ Kitabın son baskısı dün yayınlandı.
(Gazete, kitap gibi basılı eserlerin çıkarılması eylemine "yayımlandı" denir.)
Doğrusu: Kitabın son baskısı dün yayımlandı.
▶ Kazaya şoförün dikkatsizliği katkıda bulundu.
("Katkıda bulunmak" ya da "sağlamak" olumlu işler içindir, kaza durumunda "yol açtı" denmelidir.)
Doğrusu: Kazaya şoförün dikkatsizliği yol açtı.
▶ Bu sınavı kazanma şansın çok yüksek.
(Şans, piyango gibi durumlarda olur; emek verilen şeylerde ihtimal kullanılır.)
Doğrusu: Bu sınavı kazanma olasılığın / ihtimalin çok yüksek.
2. Gereksiz Sözcük Kullanımı
Örnekler:
▶ Onunla ilk tanışmamızı hiç unutmam.
("Tanışmak" eylemi zaten ilk kez yapılan bir şeydir, "ilk" kelimesi gereksizdir.)
Doğrusu: Onunla tanışmamızı hiç unutmam.
▶ Soruyu hemen çabucak çözüverdi.
("-ivermek" tezlik fiili zaten çabukluk anlamı taşır, iki kelime birden fazlalıktır.)
Doğrusu: Soruyu çözüverdi.
▶ Kardeşimle karşılıklı selamlaştık.
("Selamlaşmak" işi zaten karşılıklı yapılır, "karşılıklı" sözcüğü cümleden atılmalıdır.)
Doğrusu: Kardeşimle selamlaştık.
▶ Kulağına alçak sesle bir şeyler fısıldadı.
("Fısıldamak" zaten alçak sesle yapılan bir eylemdir, "alçak sesle" sözü gereksizdir.)
Doğrusu: Kulağına bir şeyler fısıldadı.
▶ Geçmiş anılarını bir kitapta topladı.
("Anı" zaten geçmişte yaşanan olaylardır, "geçmiş" kelimesine gerek yoktur.)
Doğrusu: Anılarını bir kitapta topladı.
▶ Ücretsiz ve bedava bilet dağıttılar.
("Ücretsiz" ve "bedava" eş anlamlıdır, ikisinin aynı cümlede olması duruluğu bozar.)
Doğrusu: Bedava bilet dağıttılar.
▶ Sana bu konuyu yeniden tekrarlayacağım.
("Tekrarlamak" zaten bir işi yeniden yapmaktır, "yeniden" kelimesi gereksizdir.)
Doğrusu: Sana bu konuyu tekrarlayacağım.
3. Anlamca Çelişen Sözcüklerin Bir Arada Kullanımı
Örnekler:
▶ Eminim o da bizi anlamış olabilir.
("Eminim" kesinlik bildirirken, "-ebilir" eki ihtimal anlamı taşır ve çelişki yaratır.)
Doğrusu: Eminim o da bizi anladı.
▶ Şüphesiz ödevini yapmış olmalı.
("Şüphesiz" kesinlik ifadesidir, "-malı" eki ise cümleye tahmin/olasılık anlamı katmıştır.)
Doğrusu: Şüphesiz ödevini yapmıştır.
▶ Tam üç yıla yakın görüşmüyoruz.
("Tam" net bir sayıyı, "yakın" ise yaklaşık bir süreyi ifade ettiği için çelişirler.)
Doğrusu: Tam üç yıldır görüşmüyoruz.
▶ Kesinlikle bugün geleceğini sanıyorum.
("Kesinlikle" netlik belirtir, "sanıyorum" ise zayıf bir tahmindir.)
Doğrusu: Bugün geleceğini sanıyorum.
▶ Davete aşağı yukarı tam yüz kişi geldi.
("Aşağı yukarı" olasılık/yaklaşıklık bildirirken, "tam" kesinlik ifade eder.)
Doğrusu: Davete tam yüz kişi geldi.
▶ Mutlaka o da gelmiş olabilir.
("Mutlaka" kesinlik bildirirken, "olabilir" ihtimal anlamı taşır.)
Doğrusu: Mutlaka o da gelmiştir.
▶ Kuşkusuz bu maçı kazanabiliriz.
("Kuşkusuz" eminim demektir, "-ebiliriz" eki ise işi ihtimale bırakır.)
Doğrusu: Kuşkusuz bu maçı kazanacağız.
▶ Elbette o da duymuş olmalı.
("Elbette" kesinlik zarfıdır, "-malı" kipi cümleye olasılık anlamı yüklemiştir.)
Doğrusu: Elbette o da duydu.
▶ Yaklaşık tam iki saat bekledim.
("Yaklaşık" tahmini bir süredir, "tam" kelimesi ise netlik bildirir.)
Doğrusu: Tam iki saat bekledim.
▶ Yüzde yüz o da biliyor sanırım.
("Yüzde yüz" kesinlik anlamı taşırken, "sanırım" sözcüğü cümleyi ihtimale düşürür.)
Doğrusu: Yüzde yüz o da biliyor.
4. Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması
Örnekler:
▶ Çok güneşte kaldığı için kızarmış.
(Gökyüzünde çok sayıda güneş yoktur, kastedilen güneşte "çok kalmak" eylemidir.)
Doğrusu: Güneşte çok kaldığı için kızarmış.
▶ Yeni eve gelmiştim ki aradı.
(Ev yeni yapılmış gibi bir anlam çıkıyor, kastedilen eylemin zamanıdır.)
Doğrusu: Eve yeni gelmiştim ki aradı.
▶ Ağrısız kulak delinir.
(Kulağın ağrısız olduğu değil, delme işleminin ağrısız yapılacağı kastedilmektedir.)
Doğrusu: Kulak ağrısız delinir.
▶ Alkollü araç kullananlara ceza kesildi.
(Alkol alan araç değil sürücüdür, kelime yanlış yerdedir.)
Doğrusu: Aracı alkollü kullananlara ceza kesildi. / Alkollüyken araç kullananlara...
▶ Çok başım ağrıdığı için uyudum.
(İnsanın birden fazla başı yoktur, ağrının şiddeti yani "başım çok ağrıdığı" kastedilir.)
Doğrusu: Başım çok ağrıdığı için uyudum.
▶ Her Allah'ın günü buraya gelir.
(Birden fazla yaratıcı anlamı çıkar, "her" sözcüğü günün başına gelmelidir.)
Doğrusu: Allah'ın her günü buraya gelir.
▶ İlk odaya giren ben oldum.
(Sanki birden fazla oda varmış gibi anlaşılıyor, kastedilen odaya giriş sırasıdır.)
Doğrusu: Odaya ilk giren ben oldum.
▶ Kısaca bildiklerini bize anlattı.
(Bilgilerin kısa olduğu değil, anlatma eyleminin kısa süreceği kastedilmektedir.)
Doğrusu: Bildiklerini bize kısaca anlattı.
▶ Ücretsiz eve teslim yapıyoruz.
(Evin ücretsiz olduğu anlamı çıkıyor, kastedilen teslimatın ücretsiz olmasıdır.)
Doğrusu: Eve ücretsiz teslim yapıyoruz.



Yorum gönder