×

T.O.7.9. Metin içi karşılaştırma yapabilme

Öğrenci, metinde yer alan karşılaştırılabilir unsurlara ilişkin özellikleri belirler. Bu kapsamda metnin farklı bölümlerinde yer alan duygu, düşünce, görüş, kahraman, dil kullanımı gibi karşılaştırılabilir unsurlara ilişkin özellikler tespit edilir. Belirlenen unsurların özellikleri; önem, doğruluk, güvenirlik, öncelik sonralık bakımından benzerlik ve farklılıkları listelenerek karşılaştırılır. Metnin içeriği önem, doğruluk, güvenirlik, öncelik ve sonralık bakımından karşılaştırılır.

Özetle,

a) Metnin farklı bölümlerindeki karşılaştırılabilir unsurlara (duygu, düşünce, görüş, kahraman, dil kullanımı vb.) ilişkin özellikleri belirler.
b) Belirlenen özelliklerden hareketle benzerlikleri listeler.
c) Belirlenen özelliklerden hareketle farklılıkları listeler.

Konuyla İlgili Test Sorusu ve Cevap Açıklaması:

Şehrin gürültüsünden kaçıp geldiği bu dağ kulübesinde, ilk gece zifiri karanlık ve derin sessizlik onu korkutmuş; her tıkırtıda kalbi yerinden çıkacak gibi olmuştu. Ancak bir hafta sonra, aynı sessizlik ona dünyanın en huzurlu müziği gibi gelmeye başlamıştı. Artık baykuşların sesi ürpertici bir çığlık değil, doğanın uykudan önceki tatlı bir fısıltısıydı.

Bu metindeki kahramanın "ilk gece" ve "bir hafta sonraki" duygu durumları karşılaştırıldığında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Kahraman, dağ kulübesine geldiği için pişmanlık duymaya başlamıştır.
B) Zaman geçtikçe kahramanın korku duygusu, yerini kabulleniş ve huzura bırakmıştır.
C) İlk gece duyduğu baykuş sesleri, bir hafta sonra duyduğu seslerden daha yüksektir.
D) Kahraman, her iki zaman diliminde de aynı güvenilmezlik hissini yaşamaktadır.

Çözüm:
Metin içi karşılaştırma yaparken "ilk gece" ve "bir hafta sonra" bölümleri analiz edilir. İlk bölümde kahraman "korkmuş" ve "kalbi yerinden çıkacak gibi" olmuştur. İkinci bölümde (bir hafta sonra) ise aynı durum ona "huzurlu bir müzik" ve "tatlı bir fısıltı" gibi gelmiştir. Bu durum, korku duygusunun zamanla huzura dönüştüğünü gösteren açık bir karşılaştırmadır.
Cevap: B

Bazı teknoloji uzmanları, yapay zekânın insan yaratıcılığını öldüreceğini ve gelecekte sanatın sadece ruhsuz makineler tarafından üretileceğini savunuyor. Onlara göre, bir makinenin acı çekmeden veya aşık olmadan gerçek bir sanat eseri üretmesi imkânsızdır. Öte yandan, sanat tarihçileri yapay zekâyı sadece yeni bir 'fırça' olarak görüyor. Fotoğraf makinesi icat edildiğinde ressamlığın biteceğinin sanıldığını ama aksine yeni sanat akımlarının doğduğunu hatırlatarak, yapay zekânın da insan hayal gücünü zenginleştirecek devrimsel bir araç olduğunu ileri sürüyorlar.

Bu parçadan hareketle yapay zekâ üzerine teknoloji uzmanlarının görüşü ile sanat tarihçilerinin görüşünü karşılaştırınız.

Cevap Örneği:
Bakış Açısı: Teknoloji uzmanları olumsuz/karamsar, sanat tarihçileri olumlu/umutlu bir bakış açısına sahiptir.
Gelecek Tahmini: Uzmanlar yaratıcılığın öleceğini ve sanatın ruhsuzlaşacağını; tarihçiler ise hayal gücünün zenginleşeceğini ve yeni akımların doğacağını öngörüyor.
Dayanak: Uzmanlar makinenin "insani duygulara (acı, aşk)" sahip olmamasını; tarihçiler ise "fotoğraf makinesinin icadı" gibi tarihsel bir örneği kanıt göstermektedir.
Bu içerik faydalı oldu mu? İçeriği puanlayın!
Instagram'da bizi takip edin, yeni içeriklerden anında haberdar olun!

Yorum gönder