Cümlede Anlam
Bu kategoriye ait tüm terimler, açıklamalar ve özel örnekler aşağıda listelenmiştir.
Amaç-Sonuç Cümleleri
Yapılan bir eylemin hangi hedefi gerçekleştirmek üzere yapıldığını, işin hangi gayeye yönelik olduğunu bildiren cümlelere amaç-sonuç cümleleri denir. Bu cümlelerde eylem henüz gerçekleşmemiş, bir "hedef" olarak belirlenmiştir.
Atasözleri
Atalarımızın uzun deneme ve gözlemlere dayanan yargılarını; genel kural, bilgece düşünce veya öğüt olarak veren ve halkın ortak mülkü hâline> gelmiş kalıplaşmış sözlere atasözü denir. Atasözleri, bir toplumun zekâ süzgecinden geçerek günümüze ulaşmış en kıymetli kültürel miraslardandır.
Cümle Birleştirme
Cümle birleştirme; ayrı duran yargıları, aralarındaki anlam ilişkisini koruyarak tek bir çatı altında toplamaktır.
Cümle Oluşturma
Cümle oluşturma; karışık halde verilen sözcük ve sözcük gruplarının, dil bilgisi kurallarına uygun, anlamlı bir yargı bildirecek şekilde dizilmesidir.
Cümle Tamamlama
Cümle tamamlama; bir yargının eksik bırakılan bölümlerini, cümlenin anlam akışına, dil bilgisi kurallarına ve mantık çerçevesine uygun şekilde doldurmaktır. Boş bırakılan yerlere gelecek sözcükler öncelik-sonralık sırasına göre ve anlamsal olarak birbirini takip edecek şekilde sıralanmalıdır.
Cümlede Ana Fikir
Bir cümlede asıl iletilmek istenen mesaja, yazarın okuyucuya vermek istediği öğüte veya temel yargıya ana fikir denir. Cümlenin konusu "neyden bahsedildiği" ile ilgiliyken ana fikir "neden bahsedildiği" ve "sonuçta ne ders çıkarılması gerektiği" ile ilgilidir.
Cümlenin Konusu
Bir cümlede üzerinde durulan, hakkında söz söylenen olay, durum, duygu veya düşünceye cümlenin konusu denir. Konu, cümlenin "Neyden bahsediyor?" sorusuna verilen en kısa ve öz cevaptır.
Dolaylı Anlatım
Başkasına ait bir sözün, anlamı değiştirilmeden ancak aktaran kişinin kendi cümle yapısına, zamanına ve şahıs eklerine uydurularak ifade edilmesine dolaylı anlatım denir. Bu anlatım biçiminde söz, tırnak içinden çıkarılarak ana cümlenin bir yan ögesi (genellikle nesnesi) haline getirilir.
Doğrudan Anlatım
Başkasına ait bir sözün, anlamında veya yapısında hiçbir değişiklik yapılmadan, söylendiği hâliyle aynen aktarılmasına doğrudan anlatım denir. Bu anlatım biçiminde söz sahibiyle söz arasına hiçbir mesafe konulmaz, söz âdeta bir "emanet" gibi taşınır.
Eleştiri Cümleleri
Bir sanat eserinin, bir kişinin veya bir durumun doğru ve yanlışlarını, eksiklerini veya üstün yanlarını belirterek yapılan değerlendirmelere eleştiri denir. Eleştiri sanılanın aksine sadece olumsuz bir durumu dile getirmek değil; o konunun hem iyi hem de kötü yanlarını tarafsız bir gözle ortaya koymaktır.
Gözlem Cümleleri
Duyu organları aracılığıyla varlıkların veya olayların niteliklerini, durumlarını ve değişimlerini saptayarak aktaran yargılara gözlem cümleleri denir. Bu cümleler, dış dünyadaki gerçekliğin olduğu gibi veya betimleyici bir üslupla ifade edilmesine dayanır.
Kalıp Sözler
Toplum hayatında bireyler arasındaki iletişimi kolaylaştıran, belirli sosyal durumlar karşısında söylenmesi gelenekleşmiş, değişmez ifadelere kalıp sözler denir. Bu sözler, bir toplumun kültürünü ve nezaket anlayışını yansıtan, günlük yaşamın vazgeçilmez yapı taşlarıdır.
Koşul-Sonuç (Şart-Sonuç) Cümleleri
Bir eylemin veya durumun gerçekleşmesinin, başka bir olayın veya şartın yerine gelmesine bağlı olduğunu belirten cümlelere koşul-sonuç cümleleri denir. Bu cümlelerde temel yargının (sonuç) meydana gelebilmesi için bir "ön şart" (koşul) gereklidir.
Neden-Sonuç (Sebep-Sonuç) Cümleleri
Bir eylemin hangi gerekçeyle yapıldığını veya bir durumun hangi nedene dayandığını bildiren cümlelere neden-sonuç cümleleri denir. Bu cümlelerde sonucun ortaya çıkmasına yol açan bir "sebep" mevcuttur ve genellikle hem sebep hem de sonuç gerçekleşmiştir.
Nesnel Cümleler
Söyleyenin kişisel duygu, beğeni veya yorumunu içermeyen; doğruluğu ya da yanlışlığı bilimsel verilerle, gözlemle veya belgelerle kanıtlanabilen cümlelere nesnel cümleler denir. Bu tür yargılar, kişiden kişiye değişmez ve herkes tarafından aynı şekilde kabul edilir.
Tahmin Cümleleri
Eldeki verilere, gözlemlere veya sezgilere dayanarak gelecekteki bir durum ya da olay hakkında öngörüde bulunulan cümlelere tahmin cümleleri denir. Tahmin, mevcut ipuçlarından yola çıkarak "olması beklenen" durumu ifade etme işlevini üstlenir.
Tanım Cümleleri
Bir kavramın veya varlığın ne olduğunu, temel özelliklerini belirterek açıklayan cümlelere tanım cümleleri denir. Bu tür cümleler, ilgili kavram hakkında yöneltilen "Bu nedir?" veya "Bu kimdir?" sorularına yanıt teşkil eder.
Uyarı Cümleleri
Herhangi bir konu, durum veya eylemle ilgili olarak kişiyi olumsuzluklara, tehlikelere veya hatalara karşı ikaz etmek amacıyla kurulan cümlelere uyarı cümlesi denir. Bu cümleler, muhatabın zarar görmesini engellemek veya bir sürecin doğru ilerlemesini sağlamak için rehberlik eder.
Varsayım Cümleleri
Gerçekleşmemiş bir olayı veya durumu bir an için gerçekleşmiş gibi kabul ederek kurulan cümlelere varsayım cümleleri denir. Bu cümleler, zihnimizde "öyle olduğunu kabul edelim" diyerek geçici bir gerçeklik yaratma esasına dayanır ve düşünceyi bir ihtimal üzerinden yürütür.
Ön Yargı (Peşin Hüküm) Cümleleri
Bir olay henüz gerçekleşmeden veya bir kişiyle ilgili yeterli veri toplanmadan önce verilen, olumlu veya olumsuz peşin hükümlere ön yargı cümleleri denir. Bu tür yargılar, gelecekteki bir durumun nasıl sonuçlanacağını şimdiden karara bağlama niteliği taşır.
Öneri (Teklif) Cümleleri
Bir sorunu gidermek, bir durumu iyileştirmek veya herhangi bir konuda daha iyi bir sonuca ulaşmak amacıyla sunulan görüş, düşünce ve çözüm yollarına öneri cümleleri denir. Öneri cümleleri, yapıcı bir yaklaşımla yol göstermeyi amaçlar.
Özdeyişler (Vecizeler)
Bir düşünceyi, bir duyguyu veya bir ilkeyi en kısa, en özlü ve en etkili biçimde anlatan; söyleyeni veya yazanı belli olan bilgece sözlere özdeyiş (vecize) denir.
Öznel Cümleler
Doğruluğu veya yanlışlığı kişiden kişiye değişen, söyleyenin kendi duygularını, beğenilerini, yorumlarını veya dünya görüşünü yansıtan cümlelere öznel cümleler denir. Bu tür yargıların bilimsel olarak kanıtlanması mümkün değildir çünkü "beğeni" ölçülebilen bir değer değildir.