Türkü Türünün Özellikleri
- Genellikle ilk söyleyeni unutulmuştur, yani anonim ürünlerdir; ancak bazı şairlerin (Aşık Veysel, Neşet Ertaş gibi) söylediği eserler de zamanla halka mal olmuştur.
- Türküler kendine has bir müzik (ezgi) eşliğinde söylenir. Türkü yapmaya veya bestelemeye halk arasında "türkü yakmak" denir.
- Genellikle hece ölçüsünün 7’li, 8’li ve 11’li kalıplarıyla, dörtlükler halinde yazılır.
Türkülerin Yapısı (Bölümleri)
| Bölüm Adı | Açıklama ve Özelliği |
|---|---|
| Bend | Türkünün asıl konusunun anlatıldığı, her dörtlükte sözleri değişen ana bölümdür. |
| Kavuştak (Nakarat) | Her bendin (kıtanın) sonunda hiç değişmeden tekrarlanan, bağlayıcı bölümdür. Bağlama da denir. |
Türkülerin Sınıflandırılması
- Konularına Göre: Aşk türküleri, gurbet ve hasret türküleri, kahramanlık ve askerlik türküleri, iş/meslek türküleri, düğün türküleri, ninni ve ağıtlar.
- Ezgilerine Göre:
- Kırık Havalar: Ritmik ve ölçülü, genellikle hareketli olan türkülerdir (Halay, Karşılama, Horon).
- Uzun Havalar: Belli bir ritme bağlı olmayan, serbest ve gür sesle okunan hüzünlü türkülerdir (Maya, Bozlak, Hoyrat).
- Farklı Türk Boylarında Türkü: Türküye Azerbaycan Türkleri "mahnı", Kazaklar "äni", Özbekler "koşiği", Türkmenler ise "aydmı" adını verirler.
Türkü Çeşitleri ve Örnekleri
1. Sevda ve Hasret Türküleri
İnsanların birbirine duyduğu sevgiyi, aşkı, ayrılık acısını ya da memleket hasretini dile getiren, dinleyenleri derinden etkileyen türkülerdir. Ortaokul öğrencilerinin de çok iyi bildiği bu türküler en yaygın türdür.
Önemli Temsilcileri/Kaynak Kişileri: Neşet Ertaş, Aşık Veysel, Muzaffer Sarısözen.
Gesi Bağları
Gesi bağlarında dolanıyorum
Yitirdim yarimi, aranıyorum
Yitirdim yarimi, aranıyorum
(Kavuştak / Nakarat Bölümü)
Bir tek selamına güveniyorum
Gel otur yanıma, hallerimi söyleyeyim
Halimden bilmeyen yari ben neyleyim
Gesi bağlarında üç top gülüm var
Hey Allah'tan korkmaz, sana zulüm var
Hey Allah'tan korkmaz, sana zulüm var
– Kayseri Yöresi (Anonim)
2. Kahramanlık ve Askerlik Türküleri
Savaşları, yiğitlikleri, vatan savunmasını veya askere giden gençlerin arkasından hissedilen duyguları anlatan coşkulu ve hüzünlü türkülerdir. Tarihi olayları günümüze taşırlar.
Çanakkale Türküsü
Çanakkale içinde vurdular beni
Ölmeden mezara koydular beni
(Kavuştak / Nakarat Bölümü)
Of gençliğim eyvah!
Çanakkale köprüsü dardır geçilmez
Al kan olmuş suları bir fırt içilmez
(Kavuştak / Nakarat Bölümü)
Of gençliğim eyvah!
– Kastamonu Yöresi (Anonim)
3. Ağıtlar (Ölüm Türküleri)
Sevilen bir kişinin ölümünün ardından duyulan derin acıyı, çaresizliği ve üzüntüyü dile getirmek için yakılan hüzünlü türkülerdir. Genelde yavaş ve içli bir ezgisi olur.
Yemen Türküsü
Havada bulut yok bu ne dumandır
Mahlede ölüm yok bu ne figandır
Şu Yemen elleri ne de yamandır
(Kavuştak / Nakarat Bölümü)
Ano Yemen'dir gülü çemendir
Giden gelmiyor acep nedendir
Burası Muş'tur yolu yokuştur
Giden gelmiyor acep ne iştir
– Muş Yöresi (Anonim)
Türküler yazılıp çizilerek değil, kulaktan kulağa, nesilden nesile aktarılarak günümüze ulaşmıştır. Bir yörede ortaya çıkan bir türkü, zamanla başka bir şehre geçerken oranın şivesine ve kültürüne göre küçük değişikliklere uğrayabilir.
Özetle: Türkü, Türk halkının kalbinden kopan sevinçlerin ve acıların müzikle birleşmiş halidir. Sözlerin yer aldığı "bend" ve nakarat olan "kavuştak" bölümlerinden oluşur. Kültürümüzün en temiz, en duru aynasıdır.