Yakın Anlamlı Sözcükler konu anlatımı
Aralarında tam bir anlam eşitliği bulunmasa da anlam yönünden birbirine çok yaklaşan, benzer duyguları veya durumları çağrıştıran, ancak aralarında ince nüans farklılıkları olan sözcüklere ve yargılara yakın anlam denir.

Sözcük Düzeyinde Yakın Anlam Örnekleri

  • istemek / arzulamak / dilemek
  • bakmak / seyretmek / gözlemek
  • korkmak / ürkmek / çekinmek
  • sıkılmak / bunalmak / daralmak
  • aramak / araştırmak / incelemek
  • yorgun / bitkin / halsiz
  • kandırmak / aldatmak / oyalamak
  • ayırmak / seçmek / ayıklamak

Yakın Anlamlı Sözcüklerdeki İnce Farklar

Yakın anlamlı sözcükler arasındaki fark, genellikle durumun şiddeti, süresi veya niteliği ile ilgilidir:

  • Bana haber vermeden gittiği için ona kırıldım. (Kırılmak: Hafif bir üzüntü, gönül koyma)
  • Bu haksız suçlamalar karşısında iyice darılmıştı. (Darılmak: Küsmeye yakın, daha güçlü bir soğukluk)
  • Koşuşturmaktan bacaklarım sızlıyor. (Sızlamak: Hafif ama sürekli ağrı)
  • Tüm gün ayakta durunca ayaklarım ağrıdı. (Ağrımak: Belirgin bir acı hissetmek)
  • Bahçedeki çiçekleri tek tek inceledi. (İncelemek: Detaylı ve dikkatli bakmak)
  • Pencereden dışarıdaki yağmuru izledi. (İzlemek: Bir süre boyunca bakmak, seyretmek)

⚠️ Unutmayalım

Yakın anlamlı sözcükler her zaman birbirinin yerine kullanılamaz. Kullanıldığında cümlenin anlamında küçük kaymalar oluşabilir. Örneğin; "Üşümek" yerine "Donmak" derseniz, durumun şiddetini abartmış olursunuz.