×

5. Sınıf Sözcükte Anlam Konu Anlatımı

📚

Sözcükte Anlam Özellikleri

🔍 Gerçek Anlam
🎭 Yan Anlam
Mecaz Anlam
🔬 Terim Anlam
🔄 Çok Anlamlılık
🔄

Sözcükler Arası Anlam İlişkileri

🔊 Eş Sesli (Sesteş) Sözcükler
⚖️ Eş Anlamlı (Anlamdaş) Sözcükler
⚔️ Zıt (Karşıt) Anlamlı Sözcükler
📏 Yakın Anlamlılık
👥

Söz Gruplarında Anlam

💪 Pekiştirmeler
🔄 İkilemeler
💬 Deyimler

Sözcüğün Anlam Özellikleri

Gerçek Anlam
Bir sözcüğün akla gelen ilk anlamına gerçek (temel) anlam denir. Aynı zamanda sözlük anlamı olarak da adlandırılır.
Örnekler:
Gözlerim yorgunluktan kapanıyordu.
Ayakkabıları çamur içinde kalmıştı.
Kapı gürültüyle kapandı.
Kuşlar gökyüzünde uçuyordu.
Masa üzerinde kitaplar vardı.
Yol çok kalabalıktı.
Yan Anlam
Bir sözcüğün gerçek anlamından tam olarak kopmadan gerçek anlamıyla görev, şekil benzerliği ilişkisi kurularak kazandığı yeni anlama yan anlam denir.
Örnekler:
Ayağı kırılan masa devrildi. (Gerçekte insan veya hayvan ayağı değil, destek görevi gören bölümü)
▶ Uçağın kanadı arızalandı. (Gerçekte canlı kanadı değil, havada tutmaya yarayan bölümü)
▶ Şişenin ağzı sıkıca kapatılmıştı. (Gerçekte canlı ağzı değil, açıklık bölümü)
▶ Dağın eteğinde küçük bir köy vardı. (Gerçekte giysi değil, alt kısmı)
▶ Sokağın başında bir kaza olmuştu. (Gerçekte insan başı değil, başlangıç noktası)
▶ Dolabın gözü kırılmıştı. (Gerçekte canlı gözü değil, alan veya boşluk)
Mecaz Anlam
Sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni anlama mecaz anlam denir.
Örnekler:
Hava o kadar sıcaktı ki resmen piştik. (Pişmek: Normalde ateş üzerinde yiyeceklerin pişmesi anlamına gelirken burada aşırı sıcak nedeniyle bunalmayı anlatmak için kullanılmıştır.)
Zorlu maçta takımımız ezildi. (Ezilmek: Fiziksel olarak sıkışmak veya zarar görmek anlamında iken burada yenilgi anlamında kullanılmıştır.)
Öğretmen sınavda hepimizi terletti. (Terletmek: Gerçek anlamda fiziksel olarak terletmek değil, zor durumda bırakmak anlamında kullanılmıştır.)
Terim Anlam
Bir bilim dalına, sanat koluna, spora, mesleğe ait kavramların karşılığı olan sözcüklerin taşıdığı anlama terim anlam denir.
Örnekler:
Fay hattı üzerinde bulunan şehirlerde depreme dayanıklı binalar yapılmalıdır. (Coğrafya terimi)
Matematik sınavında dik üçgenin hipotenüsünü hesaplamamız istendi. (Matematik terimi)
Ressam, tablosunda perspektif kuralına dikkat ederek derinlik oluşturdu. (Sanat terimi)
Futbolcu, topu penaltı noktasına yerleştirip vuruşunu yaptı. (Spor terimi)
Mühendisler, köprünün statik dengesini hesapladıktan sonra inşaata başladı. (Mühendislik terimi)
Doktor, hastanın yüksek tansiyon şikâyeti olduğunu söyledi. (Tıp terimi)
Şair, şiirinde redif kullanarak ahengi artırmış. (Edebiyat terimi)
Bilgisayarın işlemcisi, veri işleme hızını doğrudan etkiler. (Bilişim terimi)
Kimya dersinde bugün asitle bazın tepkimesini inceledik. (Kimya terimi)
Orkestradaki müzisyen nota kağıdını dikkatle inceledi. (Müzik terimi)
Çok Anlamlılık
Bir sözcüğün birden çok anlamı ifade edecek şekilde kullanılmasına denir.
Örnekler:
Düşmek
Çocuk merdivenden düştü. (Yere yuvarlanmak)
Fiyatlar düştü. (Azalmak)
Notları düştü. (Kötüleşmek)
Açmak
Kapıyı açtım. (Engeli kaldırmak)
Konuyu açtım. (Başlatmak)
Çiçekler açtı. (Gelişmek)
Yüz
Yüzüme baktı. (Surat)
Yüzde yüz başarı. (Oran)
Dil
Türkçe dilini konuşuyorum. (Lisan)
Dilim damağıma yapıştı. (Organ)
Yakmak
Ateşi yaktım. (Tutuşturmak)
Güneş cildimi yaktı. (Tahriş etmek/zarar vermek)
Bu hareketin ciğerimi yaktı. (Üzmek/mecaz)

Sözcükler Arası Anlam İlişkileri

Eş Sesli (Sesteş) Sözcükler
Yazılışı ve okunuşu aynı olduğu hâlde anlamları farklı olan kelimelerdir.
Eş sesli kelimeler arasında hiç bir anlam ilişkisi yoktur.
Eş sesli kelimelerde tüm anlamlar mutlaka gerçek anlamlıdır. Mecaz ve yan anlamlılıkla eş seslilik olmaz.
Örnekler:
Ali'nin botu denizde çok hızlı gidiyordu. (küçük gemi)
Annem bana beyaz bir bot almıştı. (uzun konçlu, kapalı ayakkabı)
Çayı ocağa koydun mu? (içecek)
Çaydan balık tutmaya mı çalışıyor? (dereden büyük, ırmaktan küçük akarsu)
Dikkat Edelim
Hem yazılışları aynı olan hem de aralarında anlam bağı bulunan sözcüklere "kökteş" (ortak köklü) sözcükler denir. Bu sözcükler bir anlamıyla isim, diğer anlamıyla fiil kökünde bulunurlar. Bu sözcükler eş sesli olarak değerlendirilmezler.
Örnekler:
Marketten yirmi kilo boya aldık. (İsim)
Bir günde ancak salonu boyadım. (Fiil)
Hafta sonu ata bineceğiz. (İsim)
Bu kötü düşüncüleri kafandan at. (Fiil)
Eş Anlamlı (Anlamdaş) Sözcükler
Yazılışları farklı, anlamları aynı olan sözcüklere eş anlamlı sözcük denir.
Eş anlamlı sözcükler kalıplaşmış söz öbekleri dışında genellikle birbirlerinin yerine kullanılırlar.
Örnekler:
Konuk 🟰Misafir Ulus 🟰 Millet Cesur 🟰 Yürekli Cimri 🟰 Pinti Ek 🟰 İlave Eser 🟰 Yapıt Nasihat 🟰 Öğüt Nesil 🟰 Kuşak
Zıt (Karşıt) Anlamlı Sözcükler
Anlam bakımından birbiriyle çelişen sözcüklerdir.
Örnekler:
Daha dün doluydu ne ara boşalmış?
Gidiyorum gündüz gece...
Uzun 🟰 Kısa Yukarı 🟰 Aşağı İleri 🟰 Geri
Yakın Anlamlı Sözcükler
Anlamları aynı yani eş anlamlı görünen ancak aralarında az da olsa anlam farkı bulunan kelimelere yakın anlamlı sözcükler denilmektedir.
Örnekler:
Dediğini yapmadığım için bana darıldı.
Yemeğe çağırmazsak bize gücenir.
⦿ Soğuktan elleri dondu.
⦿ Hava çok soğuk olduğu için üşüdü.
⊡ Sınavlara hazırlanmak için çok uğraştı.
⊡ Ailesini geçindirmek için gece gündüz didindi.

Söz Gruplarında Anlam

Pekiştirmeler
İfadenin ve anlatımın gücünü arttırmak için sözcüğün ilk ünlüsüne kadar olan kısmının sonuna -m, -p, -r, -s ünsüzlerinden biri getirilerek oluşturulan hecenin, kelimenin başına getirilmesiyle kurulan ve niteliği en yüksek derecesinde gösteren sözcüğe denir.
Örnekler:
Bembeyaz kar, her yeri örtmüştü.
Çocuklar masmavi denizde neşeyle yüzüyorlardı.
Sapsarı güller bahçeyi süslüyordu.
Kapkaranlık gecede yıldızlar parlıyordu.
Upuzun bir kuyrukta beklemekten sıkılmıştı.
Tertemiz elleriyle hamur yoğuruyordu.
Yemyeşil çimenlerde koşturup duruyorlardı.
Sırılsıklam olmuştu yağmurda yürümekten.
Koskoca bir ağacın altında dinleniyordu.
İkilemeler
Anlatım gücünü artırmak, anlamı pekiştirmek, kavramı zenginleştirmek amacıyla aralarında anlam ya da ses yönünden
benzerliklerin olduğu aynı cinsten veya gruptan en az iki sözcüğün tekrarlanmasıyla oluşan sözcük gruplarına denir.
İkilemeler farklı şekillerde oluşturulurlar.
Örnekler:
▶ Bebek ağır ağır emekliyordu. (Aynı sözcüğün tekrarıyla)
Hızlı hızlı merdivenleri çıktı. (Aynı sözcüğün tekrarıyla)
Aşağı yukarı aynı saatte gelmişlerdi. (Karşıt anlamlı sözcüklerle)
İleri geri konuşarak beni sinirlendirdi. (Karşıt anlamlı sözcüklerle)
Sağ salim eve ulaştık. (Eş anlamlı sözcüklerle)
Güçlü kuvvetli bir adamdı. (Eş anlamlı sözcüklerle)
Mal mülk peşinde koşmaktan yorulmuştu. (Yakın anlamlı sözcüklerle)
▶ Allah sana akıl fikir versin! (Yakın anlamlı sözcüklerle)
Saçma sapan konuşmalarından bıktım. (Biri anlamlı biri anlamsız sözcüklerle)
Ufak tefek eşyalarını toplamıştı. (Biri anlamlı biri anlamsız sözcüklerle)
Mırın kırın ederek işten kaçmaya çalışıyordu. (İkisi de anlamsız sözcüklerle)
Ivır zıvır şeylerle vakit harcıyordu. (İkisi de anlamsız sözcüklerle)
Deyimler
Genellikle gerçek anlamından uzaklaşmış birden çok sözcükten oluşan, bir kavramı ya da durumu karşılayan kalıplaşmış sözcük gruplarına “deyim” denir.
Deyimler kalıplaşmış sözlerdir, kelimelerin yerleri değiştirilemez ve aynı anlama bile gelse yerine başka bir sözcük getirilemez: “Başını taştan taşa vurmak” deyimi “kafasını taştan taşa vurmak” biçiminde söylenemez.
Örnekler:
▶ Sınav sonuçlarını duyunca etekleri zil çaldı. (Çok sevinmek)
▶ Patronun söylediklerine kulak asmadı. (Önem vermemek)
▶ Bu işi göz açıp kapayıncaya kadar bitirdi. (Çok kısa sürede)
▶ Yalan söylediği için paçası tutuştu. (Korkmak, telaşlanmak)
▶ Onunla konuşurken ağzından bal damlıyordu. (Güzel ve tatlı konuşmak)
▶ Yaptığı hatadan sonra pişmanlıktan saçını başını yoldu. (Çok üzülmek)
▶ Bu konuda burnunun dikine gidiyor. (Kendi bildiğinden şaşmamak)
▶ O kadar çok çalıştı ki gözüne uyku girmedi. (Uykusuz kalmak)
▶ Yaptığı iyiliklerle adını altın harflerle yazdırdı. (Unutulmaz olmak)
Dikkat Edelim
Deyimlerin büyük çoğunluğu mecaz anlamlıdır ancak sayıları az da olsa gerçek anlamlı deyimler de vardır. Yani deyim içindeki sözcüklerin karşıladıkları anlamlar ile deyimin karşıladığı anlam aynıdır.
Örnekler:
Çoğu gitti azı kaldı.
iyi gün dostu olmak
kimi kimsesi olmamak
yükte hafif pahada ağır

Bu içerik faydalı oldu mu? İçeriği puanlayın!
Instagram'da bizi takip edin, yeni içeriklerden anında haberdar olun!

3 comments

comments user
Hamza

Her konuyu anlatıp açıklayıp bir de üstüne örnekler vermişsiniz. Daha ne olsun. Elinize emeğinize sağlık

Ayrıca renkli sayfa kullanıp kategori halinde paylaşım yapmanız ekstra hoşuma gitti

comments user
Anonim

SAĞLIKTAN SONRA NOKTA YOK
KONUŞMA ÇİZGİSİ YOK
GİTTİDEN SONRA NOKTA YOK

comments user
Asel

Evde şimdiden cocuklara tekrar niteliğinde gösterebilirsiniz çok güzel oluyor

Yorum gönder