Tüm Terimler (A-Z)
Sözlükte yer alan 65 adet terim listeleniyor.
Ad Aktarması (Mecaz-ı Mürsel)
Bir sözün, benzetme amacı güdülmeden, aradaki çeşitli ilgiler (yer-insan, parça-bütün, dış-iç) nedeniyle başka bir söz yerine kullanılmasıdır.
Amaç-Sonuç Cümleleri
Yapılan bir eylemin hangi hedefi gerçekleştirmek üzere yapıldığını, işin hangi gayeye yönelik olduğunu bildiren cümlelere amaç-sonuç cümleleri denir. Bu cümlelerde eylem henüz gerçekleşmemiş, bir "hedef" olarak belirlenmiştir.
Atasözleri
Atalarımızın uzun deneme ve gözlemlere dayanan yargılarını; genel kural, bilgece düşünce veya öğüt olarak veren ve halkın ortak mülkü hâline> gelmiş kalıplaşmış sözlere atasözü denir. Atasözleri, bir toplumun zekâ süzgecinden geçerek günümüze ulaşmış en kıymetli kültürel miraslardandır.
Aşamalı Durum Cümleleri
Bir olayın, durumun veya değişimin bir süreç içinde, adım adım, yavaş yavaş veya giderek değiştiğini bildiren cümlelere aşamalı durum cümleleri denir. Bu cümlelerde eylem birdenbire gerçekleşmez; zamanla artan veya azalan bir seyir izler.
Beklenti ve Gerçekleşmemiş Beklenti
Gelecekte olması planlanan, umulan veya beklenen durumları ifade eden cümlelere beklenti cümleleri; bu umutların veya tahminlerin boşa çıktığını, yani beklenen sonucun alınamadığını bildiren cümlelere ise gerçekleşmemiş beklenti cümleleri denir.
Cümle Birleştirme
Cümle birleştirme; ayrı duran yargıları, aralarındaki anlam ilişkisini koruyarak tek bir çatı altında toplamaktır.
Cümle Oluşturma
Cümle oluşturma; karışık halde verilen sözcük ve sözcük gruplarının, dil bilgisi kurallarına uygun, anlamlı bir yargı bildirecek şekilde dizilmesidir.
Cümle Tamamlama
Cümle tamamlama; bir yargının eksik bırakılan bölümlerini, cümlenin anlam akışına, dil bilgisi kurallarına ve mantık çerçevesine uygun şekilde doldurmaktır. Boş bırakılan yerlere gelecek sözcükler öncelik-sonralık sırasına göre ve anlamsal olarak birbirini takip edecek şekilde sıralanmalıdır.
Cümlede Ana Fikir
Bir cümlede asıl iletilmek istenen mesaja, yazarın okuyucuya vermek istediği öğüte veya temel yargıya ana fikir denir. Cümlenin konusu "neyden bahsedildiği" ile ilgiliyken ana fikir "neden bahsedildiği" ve "sonuçta ne ders çıkarılması gerektiği" ile ilgilidir.
Cümlenin Konusu
Bir cümlede üzerinde durulan, hakkında söz söylenen olay, durum, duygu veya düşünceye cümlenin konusu denir. Konu, cümlenin "Neyden bahsediyor?" sorusuna verilen en kısa ve öz cevaptır.
Deyimler
Genellikle gerçek anlamından uzaklaşarak yeni bir kavramı veya durumu karşılayan, kalıplaşmış, ilgi çekici söz gruplarına deyim denir.
Dolaylı Anlatım
Başkasına ait bir sözün, anlamı değiştirilmeden ancak aktaran kişinin kendi cümle yapısına, zamanına ve şahıs eklerine uydurularak ifade edilmesine dolaylı anlatım denir. Bu anlatım biçiminde söz, tırnak içinden çıkarılarak ana cümlenin bir yan ögesi (genellikle nesnesi) haline getirilir.
Doğrudan Anlatım
Başkasına ait bir sözün, anlamında veya yapısında hiçbir değişiklik yapılmadan, söylendiği hâliyle aynen aktarılmasına doğrudan anlatım denir. Bu anlatım biçiminde söz sahibiyle söz arasına hiçbir mesafe konulmaz, söz âdeta bir "emanet" gibi taşınır.
Eleştiri Cümleleri
Bir sanat eserinin, bir kişinin veya bir durumun doğru ve yanlışlarını, eksiklerini veya üstün yanlarını belirterek yapılan değerlendirmelere eleştiri denir. Eleştiri sanılanın aksine sadece olumsuz bir durumu dile getirmek değil; o konunun hem iyi hem de kötü yanlarını tarafsız bir gözle ortaya koymaktır.
Endişe (Kaygı) Cümleleri
Olumsuz bir durumun gerçekleşme ihtimalinden dolayı duyulan korku, huzursuzluk ve tedirginliği dile getiren cümlelere endişe veya kaygı cümleleri denir. Bu cümlelerde kişi, henüz gerçekleşmemiş ancak gerçekleşmesinden çekindiği bir olaya odaklanır.
Eş Anlamlı (Anlamdaş) Sözcükler
Yazılışları ve okunuşları birbirinden tamamen farklı olmasına rağmen, zihinde aynı kavramı, varlığı veya durumu karşılayan sözcüklere eş anlamlı (anlamdaş) kelimeler denir. Bu kelimeler, anlatımı zenginleştirmek ve tekrara düşmemek için kullanılır.
Eş Sesli (Sesteş) Sözcükler
Yazılışı ve okunuşu tamamen aynı olduğu halde, anlamları birbirinden tamamen farklı olan sözcüklere eş sesli (sesteş) sözcükler denir.
Genel ve Özel Anlamlı Sözcükler
Sözcüklerin kapsadığı varlık alanının genişliğine göre yapılan sınıflandırmaya genel ve özel anlam denir. Bir sözcük, bir türün tamamını veya büyük bir bölümünü temsil ediyorsa genel; o türün içindeki tek bir varlığı veya dar bir grubu karşılıyorsa özel anlamlıdır.
Gerçek (Temel) Anlam
Bir sözcük söylendiğinde zihnimizde uyanan ilk ve en yaygın anlama, yani sözcüğün sözlükteki birinci karşılığına gerçek anlam ya da temel anlam denir. Sözcüğün mecaz veya yan anlamlara kaymadan, nesnel dünyadaki karşılığını doğrudan ifade ettiği hâlidir.
Gözlem Cümleleri
Duyu organları aracılığıyla varlıkların veya olayların niteliklerini, durumlarını ve değişimlerini saptayarak aktaran yargılara gözlem cümleleri denir. Bu cümleler, dış dünyadaki gerçekliğin olduğu gibi veya betimleyici bir üslupla ifade edilmesine dayanır.